26 Kasım 2010

Okudugum en iyi kitap... Rüzgarin gölgesinde...

Rüzgarin Gölgesinde /Carlos Ruiz Zafon

En son bir kitap okudum, kitap okumaya doydum belkide doyamadim. Sanirim simdiye kadar okudugum en iyi kitapti.

Kitaptan alinti: "Das Fernsehen, mein lieber Daniel, ist der Antichrist, und ich sage Ihnen, es werden drei oder vier Generationen genügen, bis die Leute nicht einmal mehr selbstständig furzen können und der Mensch in der Höhle in die mittelalterliche Barbarei und in einen Schwachsinn zurückfällt, den schon die Nacktschnecke im Pleistozän überwunden hat. Diese Welt wird nicht von der Atombombe zerstört werden, wie uns die Zeitungen weismachen wollen, sondern sie wird sich totlachen, wird an Banalität zugrunde gehen, weil sie aus allem einen Witz macht, einen schlechten noch dazu." (Zamanim oldugunda türkceye cevirecegim)


Alinti(kitapokuyoruz):
Babamın beni Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’na ilk götürüşü hiç aklımdan çıkmaz

“Burası gizemli bir yer Daniel, bir mabet. Burada gördüğün her kitabın, cildin bir ruhu var. Onu yazanın, okuyanların, onunla yaşayıp onu düşleyenlerin ruhu. Bir kitap sürekli el değiştirir, birileri gözleriyle sayfalarını sürekli tarar, kitabın ruhu gelişir ve güçlenir. Uzun yıllar önce, babam beni buraya ilk kez getirdiğinde burası yine eski bir yerdi. Belki de şehrin kendisi kadar eski. Buranın ne kadar zamandır var olduğunu ve kim tarafından kurulduğunu kimse tam olarak bilmiyor. Bu yüzden sana babamın bana anlattıklarını anlatacağım. Bir kütüphane yok olduğu ya da bir kitapevi kapandığında unutulmaya terk edilen bir kitap olursa, burayı bilen bizler, yani buranın bekçileri o kitabın buraya getirilmesinden sorumluyuz…..”

“Geleneğe göre, burayı ilk kez ziyaret eden kişinin istediği herhangi bir kitabı seçip sahiplenmesi, yok olmasına asla izin vermemesi gerekiyor; böylelikle o kitap her zaman yaşayacak. Bu çok önemli bir sorumluluk. Bir ömür boyu diye açıkladı babam. Şimdi sıra sende.”

Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı, belki de 10 yaşında bir çocuğun gözünde fantastik bir sahafı unutulmaz kılmak için kullanılabilecek en güzel isim. Sabahın alaca karanlığında, herkes uyurken, sadece babayla paylaşılan bir sır olarak, gizlice, kitap dehlizlerine doğru yapılan bu yolculuk sonunda Daniel kendine evlat edinmek üzere Julian Crax’ ın Rüzgarın Gölgesi isimli kitabını seçer. Akşam odasına çekilerek okumaya başladığı kitabını, sabahın ilk ışıklarıyla, okuduklarından büyülenmiş olarak bitirir. Rüzgarın Gölgesi ve Julian Crax, o günden sonra Daniel’in, hatta ailesinin kaderini yönlendirecektir. Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’nın labirentlerinden çıkan kitap, Daniel ve ailesini esrarengiz bir maceranın içerisine sürükleyecektir. Kitap 1945 yılında, dünyada II. Dünya Savaşının etkileri hala devam ederken, iç savaşla çalkalanan faşist İspanya’nın karanlık atmosferinde başlar, ama sadece o dönemde geçmez, geri dönüş ve tekrar günümüze dönüşlerle okuyucuyu merak duygusuyla sarmalayarak, hatta kimi zaman meraktan boğacak kadar sıkı sarmalayarak ilerler.

2 yorum:

zeynep dedi ki...

ama şimdi o alıntıyı merak ediyorum ben:)

cecilia dedi ki...

merak ettim acaba konusu ne kısaca özetleyebilirmisin?

Bunlarda ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails