Defnenin annesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Defnenin annesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2010

2'ye 16 kala

2 olmana 16 gün kaldi
Büyüdün ama hala bebeksin, daha 23.5 ayliksin.
Sarkilar söylüyorsun bu aralar, kulaklarimizda pas mas kalmadi.
1 hafta önce eski videolara baktim.
O minik ellerini ve ayaklari gördüm, hafizamdan tamamen silinmis, daha dogrusu o kadar kücük olduklarini unutmusum.
Artik öglenleri uyumak istemiyorsun.
Dans etmeyi cok seviyorsun ama bu merakin uzun zamandir var.
1 yil önce biz sana yürümeyi ögretiyorduk oysa simdi sen bize daha hizli kosmayi ögretiyorsun.
Inanilmaz titizsin, sürekli bir yerleri siliyorsun. Hersey yerli yerinde olmali.
Benim gibi olmani istemezdim, ama malesef titizlik genim sanada gecmis.
En sevdigin renk turuncu.
Helikopterlere karsi ilgi duyuyorsun, dayina cektin galiba.
Deniz'i seviyorsun, birde cimenlerin üzerine yatmayi.
Yemek secmiyorsun ama süt, yumurta ve peynir yemiyorsun.
Müzik cd'lerini kendin seciyorsun ve aciyorsun.
Eskiden bebegimdin artik arkadasimsin...

26 Mayıs 2010

Gittik geldik...

Yazmayali cok olmus. Aslinda cok sey oldu...

Gecen hafta Gaziantepe gittik, benim ilk gidisim. Defne ile ucak seyhatimiz cok rahat gecti. Yanimiza Kibariye oturdu, eglenceli gecti yolculugumuz :-)

Türkiyede Izmir/Istanbul/Ege Sahillerinden baska bir yer görmedigim icin cok degisik geldi Gaziantep bana.
Süper pasajlari olan bir sehir Gaziantep, "almanci pasaji" bile vardi :-))) Kirmizi isikta bekleyen at arabasi gördüm, bütün ailesini motorla gezdiren bir baba, el arabasiyla kaset ve cd satan bir adam (fonda ibrahim tatlises), farkli dillerde konusan insanlar, carsafli birsürü kadin, birden fazla esi olan adamlar, sokakta evlerinin önünde oturup cigdem yiyen kadinlar, "Haydi kizlar okula" yazan afisler, süper bir üniversite, tarihi evler, modern bir alisveris merkezi, modern insanlar, büyük bir sanayi, insanlar arasinda inanilmaz bir egitim ucurumu gördüm malesef.

Simdi gelelim yemeklere. Et yemegi sevmeyen ben günde 3 ögün etli ama inanilmaz lezzetli yemekler yedim. Sanirim hayatimin en iyi baklavasini orada yedim. Inanilmaz farkli ama harika lezzetlerdi yaaa. Dogum günümü Gaziantep'te kutladik. Dogum günü pastam mis gibi bir künefe oldu :-) Aaaa bu arada ben tekrar 29 oldum :-)
Benim ailem makedonyadan Izmire gelmisler daha sonrada almanyaya yerlesmisler ama türküz. Gaziantepte yasiyan insanlarda türk ama kültürlerimiz inanilmaz farkli. Belkide Türkiye bu yüzden bu kadar özel bir ülke.

Dün Claudia'nin (bizim Au Pair Ablamizin) annesi, iki teyzesi ve üc kuzeni bize misafir oldu. Verdigim kitap siparisleri geldi :-) Defne resmen "ben cennete geldim galiba" moduna girdi. Bu kadar ilgi karsisinda saat 23:00e kadar enerji bombasiydi. Aldigi hediyeler bu enerjinin dozunu dahada arttirdi. Hep beraber güzel bir gece gecirdik. Au pair ablamizin ailesini tanimak bizim icinde cok güzeldi.

Bu arada yeni au-pair'miz Svenja Agustosta gelecek, o da cok cici ve sevgi dolu biri. Umarim Defne ile iyi anlasirlar.

Gaziantep'den geldikten sonra Defne isal oldu ama atesi yok cok sükür. Patates, yagsiz makarna, muz/elma, havuc ve bol bol su/papatya cayi diyeti uyguluyoruz birde Humana'nin Heilnahrung'unu verecegim birazdan. Umarim cabuk atlatir. Eger daha kötü olursa yarin Doktora gidecegiz. Dolayisiyla bugün oyun grubumuza katilmayacagiz.

Iste böyle... Aslinda daha cok sey var ama eskiyince insan yazmak istemiyor.

11 Mayıs 2010

Mutluluk :-)

Esim almis, ben canon mi nikon mu diye düsünürken...
Bir fotografcinin torunu olarak, o genlerden banada gecmis olmasini ümit ediyorum. Güzel kizima güzel fotograflar birakmak icin...
Dedemin cektigi fotograflar yasiminda ilerlemesiyle benim icin daha bir anlam kazandi. Bazen renkler tutmamis, bazen arka plan olmamis, bazende mükemmel olmuslar ama hepsini karanlik odaya girip rumeli sarkilari dinleyerek kendi yapmis. Ne güzel degil mi? O yüzden benim cok bebeklik ve cocukluk fotograflarim var, cok sansliyim bu konuda. Simdi ki nesil kadar degil tabi ama...

7 Mayıs 2010

Metamorphose

Son üc yilda okadar cok sey degisti ve degismeye devam ediyor ki hayatimda. Sanirim hayatimin dönüm noktasini yasiyorum.
Evlilik-Hamilelik-DEFNE-Goodbye Germany-Hello Istanbul-AuPair-Home Office ve simdide yeni bir is arayisi.

Hersey bir an da degisiyor: sevinc, özlem, ayrilik ve bol bol yenilik.

Yeni hayatima ayak uydurmakta resmen zorlaniyorum.

Home office calismaktan cok bunaldim. Gecen haftalarda projelerimi baska arkadaslarima devrettim ve simdi sadece danismanlik yapiyorum. Kurtluyum ben aslinda, bu kadar zaman evde kalmamin tek nedeni Defne.

Yeni bir is ariyorum. Istanbul'a ve türkiyeye alismak icin evden cikmam lazim ve kendimi yenilemem lazim. Biraz korkuyorum birazda heycanliyim ama cok mutluyum.

Simdi kizimla bol bol vakit gecirme ve güzel havalarin tadini cikarma zamani.

Sali günü kizimla yeni bir oyun grubuna katilacagiz, anadolu yakasinda almanca konusan anneler ve cocuklari biraraya geliyoruz.

Yupiiiiii artik benimde zamanim var :-)

5 Mart 2010

Mucize

kaynak:bild

Bu minik kuzu 25.haftada 275gr 27cm boyunda dünya gelmis (Almanya / Göttingen). 6 ay sonra yogun bakimdan 3600gr olarak cikmis... Mucize degil mi?


Benim bebegimde 34. haftada dogmustu. Doktorlar hem benim hayatimi hemde kizimin hayatini kurtardi. 3 dakika gec kalsalardi, defneli günler olmayacakti...


Yegenim diaframinda kocaman bir delikle dogdu. Bütün organlari gögüs kafesindeydi. Doktorlar onunda hayatini kurtardi.


Eger doktorlar bu isi paradan cok sevdikleri icin yapiyorlarsa iste ozaman böyle muziceler cikiyor ortaya...


Hamileligim sonlarinda hastanede yattim, hormonlarinda etkisiyle icime seytan girmis gibiydim ve resmen hastanede terör estirmistim. Bashekime bagirmistim, hemsirelere bagirmistim, ebelerin kollarinda hep agliyordum.
Ama o gece (24.07.2008) her yer kan gölüne döndügü gece, o bagirdigim bashekim gecenin bir vakti pijamalariyla saci basi darmadagin bir halde hasteneye geldi ve bana ilk müdahaleyi yapti. Hemde "korkma hersey yoluna girecek, bebegin kalbi daha atiyor, daha vakit var" diyerek. O bagirdigim hemsireler kontroller sirasinda bir an bile yanimdan ayrilmadi ve sürekli ellerimi ve basimi oksadilar. Hayatimda ilk defa o an anladim, insan korktugunda neden birinin elini tutmak istedigini. Esimi teselli etiler. Ebeler icin ise sadece, onlar kanatsiz bir melek diyorum.







3 Mart 2010

ama bu haksizlik....

Sevgili 4 günlügüne milano'ya gitti, hemde ayakkabi fuarina(is icin). Kesinlikle yanlis iste calisiyorum... Aaah simdi ben orada olucaktim ne güzel ayakkabilar ne güzel cizmeler bulurdum.

1 erkek + milano + ayakkabi fuari = is
1 kadin + milano + ayakkabi fuari = cennete gitmis bir kadin

Bu arada kardesim gitti. Istanbul'un bütün pazarlarini gezdik, göztepe pazari, sali pazari, persembe pazari, cuma pazari... Cumartesi güzel bir kahvaltinin ardindan Sanda spa'ya gittik ve günler gecti bitti...

Aylin hastaneden cikti, herseyi cok iyimis.

19 Şubat 2010

cok mutluyum bugün

Tam da özlem duygusu icimi kaplamisken... 2 telefon geldi, evin icinde kizildereli dansi yaptim walla...

Evet istanbul güzel hos ama ben özlüyorum almanyayi daha dogrusu bir yeri degil arkadaslarimi ve ailemi. Icimi disimi bilen, gözlerimden herseyi anlayan. "Ben asik oldum" dedigim, ilk sigara ictigim günü bilen (bu arada hayatimda en fazla 5 tane ictim), sabaha kadar dans ettigimiz, okuldan sonra bile saatlerce telefonla konustugumuz, beraber kopya cektigimiz, beraber neler neler yapmadik ki :-) kizima kötü örnek olmamak icin yazmiyorum... 10 yil sonra bulussak bile hicbirseyin degismedigi arkadaslarimi cok özlüyorum.

1. Haftasonu kiz kardesim geliyor, ilk arkadasim benim... kizdigim söylendigim ama hic küsmedigim... Ömürlük....

2. Üniversiteden arkadasim Simone geliyor... Sabahlari kapimda sicacik brötchen'lerle (minik alman ekmegi) dikilen, sabahlari beni uyandiran.... sicacik bir gülüsü olan arkadasim...

3. Is arkadasim Marta geliyor (ispanyol).... Ben hamile kaldiktan 1 ay sonra oda hamile kaldi. Birlikte hamileydik yani. Ofistede masalarimiz karsilikliydi sürekli konusuyorduk. Hizimizi alamayinca sicak cikolata krizimiz geldi deyip sirketin lounge'a gidiyorduk. Dahada hizimizi alamazsak isten sonra news cafe'de ne lezzetli seyler yiyorduk, ne tatli sohbetler ediyorduk, ne cok gülüyorduk anlatamam. Simdi Emma adinda dünyalar güzeli bir kizi var...

diger arkadaslarada duyrulur... Gelin özledim walla........ Yenilerde gelsin eskilerde, benim herkese yeticek kadar yerimde var, kalbimde var, zamanda yaratiriz, rahat olun.... :-)

Ben biraz daha kizildereli dansi yapmaya gidiyorum. Lady gaga acip kizimla birlikte mi yapsam?!?!

18 Ocak 2010

Ladyyyyyyy Ga - Gaaaaaa


Babasinin aldigi rolf zuckowski cd'lerin sıkılınca, claudia ile birlikte laptop'tan müzik dinliyorlar bazen. Nil karaibrahimgil ve Lady-Gaga Defne'nin favorileri. Onlarin sarkilari cikinca dans ediyor, kendince sarkilara eslik ediyor. Biz istedigimiz kadar rolf'u acalim, dogru düzgün birsey dinlesin diyelim, bu kiz resmen lady gaga'ci oldu...

Ve cuma günü...

Aklima hersey gelirdide kizimin "anne" veya "mama"'dan önce "lady gaga" diyecegi aklima gelmezdi :-(
Hayat cok acimasizsin...

25 Kasım 2009

Aglayan ekmek gördünüz mü?




-Defne'nin arkasindan elimde tabak ve kasikla asla kosturmadim, "neeeeeeeeeeeeeeeeein" dedigi zaman doydu demektir
-Az yedi diye yarim saatte bir birsey tikistirmiyorum agizina
-Az yedi diye üzülmüyorum, yemesi gerekeni yiyordur diye düsünüyorum
-Yemediyse alternativ sunmuyorum, tabaginda ne varsa onu yiyor yada yemiyor
-Seker ve tuzun tadini hala bilmiyor
-Yogurda bayiliyor. Bide bali cok seviyor. Anzer veya Kackar bali kulandiniz mi hic???
-Mutfakta bana yardim etmesine izin veriyorum.
-Normal catalla yemek yiyebiliyor, bardaktan su icebiliyor. Herseferinde claudia üzerini degistirmek zorunda kalsada bunu yapmasina ara ara izin veriyorum.
-Yasadigimiz kosullarda yemek yemenin bir zevk oldugunu düsünüyorum ve kiziminda bundan zevk almasini istiyorum. Saglikli beslenme aliskanligi gelissin istiyorum.
-Yemek yerken asla televizyon acik olmuyor ve herkes masada oturuyor.
-Ayri degil bizimle yemek yiyor, eger babamiz yarim saat gecikiyorsa ozaman yarim saat bir saat gec yemek yiyoruz. Birlikte yemek yemek daha önemli diye düsünüyorum. Ozaman o bosluga bir elma koyuyoruz :-)

Neden mi böyleyim, kücükken babaannem herseyi agzima tikistirirdi, o yüzden bütün yiyeceklerden nefret ederdim. Süte yumurta sarisi ve bal karistirip icmemi isterdi, simdi bile icmem iiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiih. "Hayiiiiiir" derdim, rüyana girer, arkandan aglar, seni korkutur sonra derdi. Zorla tikistirirdi agizima. Iskence degil mi bu???

Siz hic aglayan ekmek, cöpten cikmis zombi brokolli gördünüzmü, yada hic rüyaniza konusan bir tarhana corbasi girdimi????  Yok böyle birsey sakin inanmayin.... :-)

Peki obez cocuklar, mc donalds'da öglen yemegi yiyen aileler, yiyecegi rüsvet olarak kullanan aileler gördünüzmü? Bence bunlar daha korkunc ve real.

12 Kasım 2009

Bulasik süngerini gören oldumu?


Gecen gün herkes kösesine cekilmis, evin külkedisi (bendeniz) mutfagin yayintisini topluyorum. Ocakta bir damla yag lekesine tahammül edemiyorum. Tezgahta su lekesi istemiyorum. Eger bir yerde sac görürsem bütün evi süpürüyorum... Evet suc bende.
Sevgili televizyonda futbol seyrediyor, Claudia odasinda kitap okuyor, defne yeni aldigimiz tahtaciklarla oynuyor arada sevgilide bir kule yapiyor, defne mutlu oluyor. Yani herkes kendi icin birseyler yapiyor, günün stresini atiyor... Ya ben, öyle kendi halimde ev isi yapiyorum, kafamda bir sürü minik yelizcikte benimle konusuyor..... "Isssst susun birde yapayim su isimi rahat rahat" ama yok sürekli konusuyorlar. Sanki ev isi yaparken daha bir düsük ceneli oluyorlar...

1.Yeliz:   Yazilim ile problem var nerede acaba, yarin tekrar Michael'le mi görüssem.
2.Yeliz:   Defne'nin body'leri kücülmüs, yenilerini almak gerek.
3.Yeliz:   Yarin icin ekmek kalmamis. Ekmek yapmak gerek, hangisinden yapsan acaba...
4.Yeliz:   Yarin ne yemek yapicaksin. Öglen, Aksam...
5.Yeliz:   Migrostan alisveris yapman lazim, meyve suyu kalmamis. Ne zaman getirsinler, yarin disari cikarmiyiz....
6.Yeliz:   Camasirlar birikmis
7.Yeliz:   Kuaföre gitmen gerek, biraz kendine ceki düzen vermelisin
8.Yeliz:   Hillside spa'dan hediye cekim vardi, acaba bu haftasonu orayami gitsem.
9.Yeliz:   Uzun zamandir arkadaslarini ihmal ediyorsun, telefon et bari...
10.Yeliz: Telefon demisken, bugün anneanneni aricaktin... bak yine gec olmus
11.Yeliz:  Bu ay kimin dogumgünü vardi?
12.Yeliz:  Dolaplari tekrar düzenlemelisin... Acaba Zülfiye'yemi yaptirsan. Senin isin basindan asmis.
13.Yeliz:  Bugün günlerden ne? Haftasonunada az kalmis, defne icin ne yapcan...
14.Yeliz:  Yeni bir laptop lazim, sevgili hala modellere bakmani bekliyor
15.Yeliz:  .... diye gider bu böyle

Neyse en sonunda isim bitiyor sevgilinin yanina gidiyorum. Yelizcikleri kovaliyorum kafamdan. Defneyle oynuyoruz, sicak süt iciyoruz hep beraber. Ve sonra ben yine mutfakta. "Ay yine dagilmis bu mutfak" bazen süpheleniyorum bizden baska yasiyanlarmi var bu evde diye. Cünkü kim dagitti burayi diye sorsam, herkes ben yapmadim diyor... Eeee kim yapti ozaman....
Peki ya bulasik süngeri nerde biraz önce tencereleri yikamistim. Heryere bakiyorum ama yok. Sevgili ve Claudia'da görmemisler... Nerde bu sünger, defne mi sakladi biryere... Neyse cikar biryerden diyorum

Bir gün sonra:
Claudia: "Yeliz bulasik süngeri buldum" diyor...
Ben: "Aaaaa gercekten mi, defne nereye saklamis merak ediyorum"
Claudia: "Defne'nin eseri gibi gözükmüyor" diyor ve elinde dün gece kalan makarnayi koydugum tupperware ile geliyor.

Makarnalari koymusum icine birde bulasik süngerini koymusum walla. Tat verir diyemi acaba ....
Sevgiliye anlatiyorum, gülerek "aklin tabi bi karis havada, kim bilir ne düsünüyordun."....
Sahi benim aklim neredeydi havada mi??????

Bunlarda ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails