Biz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Biz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2010

ikinci bahar










Defne 2. baharini yasiyor, bizde onunla birlikte sanki ilk defa yasiyoruz. Hersey farkli, kücük bir böcek gördügümüzde dakikalarca onu hayranlikla seyredebiliyoruz. Ördek,karga,marti veya kaz gördügümüzde ailecek buaak buaaak diyoruz. Lalelerin renklerine hayran kaliyoruz. Istanbul'un en güzel cocuk parklarini kesfediyoruz. Salincakta sanlanmak ne kadar güzel birseymis. Kaydiraktan kaymakta.

Defneyle birlikte ikinci baharimizi yasiyoruz...

Simdi asagidaki sarkiyi neden ogluna yazdigini daha iyi anliyorum
ama dinlerken neden benim gözlerim doluyor ki...

Oysa bu sarkiyi defneden önce hep esim söylerdi...


16 Kasım 2009

Haftasonu




Huzurlu bir haftasonu gecirdik, biraz parkta, biraz caddede, biraz sahilde, birazda evde...
bol bol kuleler yaptik, defne'nin rekoru 4 tahtacigi üst üste koymak oldu... herseferinde tabiki alkisladik :-)
Bu aralar en sevdigi sey kahvaltiyi hazirlarken bize yardim etmek. Tupperware'leri tek tek masaya tasiyor...
Camasir asarken, mandal torbasini tasiyip, tek tek mandallari bana veriyor.
Aksamlari oyuncaklarini oyuncak sandigina koyuyor, her oyuncakta alkis bekliyor tabiki :-)
Mama sandalyesine tek basina oturabiliyor, baby-set'i cikardik artik.
Yerleri silmekten cok hoslaniyor, up uzun viledayi heryere tasiyor... Eline islak mendillerden alip heryeri siliyor, hatta oyuncaklarini bile...
Zülfiyenin isine son verip defneyimi calistirsak :-)
Bunu buldum internette, bu hafta zamanim olursa gidip bir bakacagim...

Vileda Junior


8 Ekim 2009

Bir yil önce



hersey yeniydi, kizim yeni, ben yeni anne, sevgili yeni baba, ailemiz yeni, oturdugumuz yer yeni, evimiz ve yuvamiz yeni, komsularimiz yeni, esyalarimiz yeni.
Almanyadan istanbulla geleli tam 1 yil olmus bugün...

2 Ekim 2009

Au Pair'li günler

Zaman hizli geciyordu, calismaya baslayinca sanki daha bi hizlandin. Herseye yetismek zormus.
Au pair ablamizdan cok memnunuz. Defneyle güzel güzel oynuyorlar, yemegini zamaninda yediyor en önemliside defne onu seviyor. Bazen defne'nin cani benim yanima gelmek istiyor, ozaman biraz zorlaniyoruz. Sürekli ayni seyi söylüyorum, "Simdi Calismam gerek ama sonra birlikte disari cikacagiz, sen biraz daha Claudia ile oyna".

Iste günlük planimiz:

8:00   Kahvalti (hep beraber) sonra anne calisma odasina
9:00   Top oyunlari
9:30   Puzzel oyunlari
10:00 2. Kahvalti (1 meyve veya yogurt)
10:30 Saklambac
11:00 Hayvanlarla Oyunlar
11:30 Ögle yemegi
12:00 - 13:00 Oyun Parki (Defne ve Annesi)
13:00 Hikaye zamani + 1 bardak süt ve Ögle uykusu
15:00 it's music time
16:00 anne isini bitiriyor ve defneyle ilgileniyor ve yemek yapiyor ve etrafi topluyor ve ve ve ve

26 Eylül 2009

Dört kisi oluyoruz...



Yarin Almanyadan kizimin Au pair Ablasi geliyor. Adi Claudia. 24 yasinda. Kültür ve Sanatlar okuyor. Almanca, Ingilizce ve Italyanca biliyor. 1 yil bizimle kalicak. Ben calismaya basliyacagim, o da Defne'ye ablalik yapicak hemde defnenin almancasinin ilerlemesinde büyük bir rol üstlenecek. Biz cok seviniyoruz. Haftalardir odasini hazirliyoruz. Minik bir odamiz vardi simdi cok sirin tam bir genc odasi oldu. Insallah Defne'yle iyi anlasirlar. Defne inanilmaz sicak kanli, bakalim kani Claudia'yada isinicak mi?
Ben calisacagim icin cok seviniyorum. Bu cümleyi yazacagim hic aklima gelmezdi. Ama ozaman sanki hersey daha bir düzene giricek. Gerci Home-Office yapacagim, meslegimde böyle bir lükse sahibim. Yani calisacagim ama gerektiginde kizim yaninda olacagim. Simdilerde günlük planimizi hazirliyorum. Öglenleri kizim ve Claudia ile birikte disari cikacagiz. Bazen özgürlük parki, bazen kalamis, bazen fenerbahce parki, bazen göztepe parki ve bazende sahile atacagiz kendimizi. Sonra gelince yine calismaya devam.

Eger memnun kalirsak, en önemliside defne'nin gelisiminin gidisatina göre her yil evimize yeni biri gelicek. 7-8 yasina kadar almanyadan daha sonra ya ispanyadan yada ABD'den. Au pair ablamizla yasayacagimiz bütün positif ve negativ (insallah hic olmaz) burada sizinle paylasacagim.

Buraya kadar hersey cok güzel. Ama birde isin icine el-alem giriyor. "Kiz kac yasinda?" "Sizde mi kalicak" "Aaaaa daha gencmis" "Ben yapamam vallah" "Ne kadar kalicak" "Ama siz artik evlisiniz evde biri daha nasil olucak?"  "Dikkat ette kocan elden gitmesin" "Benim karim hayatta izin vermez" "Türk bi teyze bulamadiniz mi?" "Neden alman?"

Yorumu size birakiyorum...



17 Eylül 2009

Love in the air

16. Eylül 2001

O: Arkadasinin dügünü icin türkiyeye gitmis ve ucagini kacirmis. Sonra tesadüffen 17.Eylül 2001 bir ucakta yer bulabilmis.

Y: aslinda o yil türkiyeye tatile gitmek istemiyordu. Ama ailesi morel olsun diye göndermisti. Cünkü 20.Nisan'da yakin bir arkadasini kaybetmisti. 16.Eylül 2001 izmir acayip sicak ve yeliz, annesi ve kizkardesiyle alisveriste. 9 saat sonra nihayet eve variyorlar ve yeliz bavulu toplamaya basliyor.

17 Eylül 2001

O: arkadaslari onu havaalanina birakiyor. Bekleme salonunda tesadüffen bir kizla tanisiyor. Havadan sudan konusuyorlar. Ne büyük tesadüfftür ki (koskoca izmirde) kizin ailesi onlarin eski evlerini satin almis ve orada oturuyorlar. Böylece aralarinda bir sohbet baslar.

Y: büyük bir telasla evden havaalanina dogru yola cikar. Havaalaninda ucaginin 4-5saat gecikecegini ögrenir ve yer hostesi bir önceki ucakta daha iki kisilik yer oldugu söyler. Yeliz "Insallah cam kenaridir..." der ve öyledir :-) Ucagin kalkmasina 15dakika vardir. (Daha Passaport kontrollü, güvenlikli kontrolleri vardir).

O: tanistigini kizla ucaga gider. Kiza yanin bos mu diye sorar. Bir süre beklerler kimse gelmez. Ve o kizin yanina oturur.

Y: önüne bir görevli ile jet hiziyla bütün kontrollerden gecerler. Bu arada yelizin ayaginda highheels'leri vardir. Görevli önden yeliz arkadan bir maraton baslar. "Hadi yeliz hanim biraz daha hizli" diye söylenir görevli. Yeliz icinden "kolaysa sen gel kos bu ayakkabilarla" der. Nihayet ucaga varirlar. Bu arada tam 30dak gecmistir. Ucaga bindiginde bütün gözler Yeliz'e cevrilir. En sonunda yasli bir teyze dayanamaz ve  "Saatlerdir seni bekliyoruz kizim, böylede olmaz ki" diye söylenir. Yeliz havasini bozmaz ve koltuguna dogru yürümeye baslar ama cam kenarinda biri oturuyor. "Yanlis mi aldim biletimi acaba". Almanca "ich glaube sie sitzen auf meinem Platz" [galiba yerime oturmussunuz] der. Ucakta kimin hangi uyruktan oldugunu bilmedigi icin genellikle almanca konusur.

O & Y: yeliz ve O göz göze gelirler. O ilk görüste asik olur. Yeliz türk olduklari bariz olan O ve kiza "Türk müsünüz" diye sorar, onlar "Aaaaaaaaaa sende mi türksün" diye karsilik verirler. Yeliz sarisin oldugu icin hic türke benzemez ve bu soru ile sürekle karsilasir.

Y: "Yerime oturmussunuz". [Sinir olur aslinda, cünkü cam kenarinda oturmak istemistir]

O: "Eger sizce bir mahsuru yoksa burada oturabilirmiyim"

Y:  "Tabi" der ve kizin yanindaki bos koltuga oturur [kizmistir ama simdi yüz göz olmak istemez]

Oturma Sirasi: Cam Kenari: O      Orta: Kiz           Koridor: Yeliz
O & Y: kücük bir small talk olusur. Yeliz ve O almanyada birbirine cok yakin kasabalarda yasiyorlarmis (tasadüfe bak)Yeliz o kadar yorgundur ki uyumak ister. O aslindan Yeliz'den cok hoslanir ama sohbet edemez... Yanindaki kizla konusmaya devam eder...

Ucak inise gecer. Yeliz uyanir. Sonra ucak iner. Yolcular bagaj alma salonuna yönelir. Yeliz bavulu banttan almaz cünkü cok agirdir. Sonra O gelir ve yardim eder.

Y: "Tesekkür ederim"

O: "birsey degil. Mail adressini alabilirmiyim. Belki yine görüsürüz..."

Y: aslinda hic huyu degildir, kimseye mailini vermez ama...

Sonra Mailler gelir.... Yeliz bulusmak istemez... Mailler gelmeye devam eder... Aman bir kahve icelim bari der Yeliz... ve bulusurlar.

Ben türkiyeye gitmeseydim, Sevgili ucagi kacirmasaydi, Ben bi önceki ucaga binmeseydim, Sevgili o kizla tanismasaydi, Sevgili benim koltuguma oturmasaydi...... Kader herhalde...

Bunlarda ilginizi cekebilir

Related Posts with Thumbnails